Her zaman duyarız değil mi; “İnsanlar maymunlardan mı geldi?” klişesini? Peki gerçekten öyle mi? Bizler birer maymun muyuz gerçekten?
Bu kitapta, evrim teorisi merak uyandırıcı altı büyük soru etrafında tartışılmaktadır. Kısır bir döngü içerisine çekilen evrim tartışmaları bu döngüden çıkarılarak bilimsel yönleriyle incelenmektedir.
Ben maymun muyum? Evrim neden bir kuram olarak ele alınır? DNA nedir ve evrim sürecine etkileri nelerdir? Bütün bilim insanları evrim kuramını kabul eder mi? Yaşam nasıl başladı?
Tüm bu sorularla evrim kuramına dair yaptığı açıklamaları genişleten Francisco J. Ayala, kitabın son bölümünde ise hem evrime hem Tanrı’ya aynı anda inanmanın mümkün olup olmadığını ele alıyor.
Buradaki en önemli konu bence Ayala’nın katolik bir rahip olması. Biliyorsunuz ki katolikler (bkz. Katoliklik) Hristiyanların en sıkı dinlerine bağlı kolu. Sırf bu yüzden evrimi asla kabul etmezler ve Amerika’da da evrim karşıtlığını evanjelist hristiyanlar (bkz. Evanjelizm) yapmaktadır. -Ülkemizde ise evrim inkarcıları (Oktarcılar ve Nurcular) genellikle bunların argümanlarını kullanmaktadırlar. – Çünkü inançlarına göre tanrı İsa’yı kendi suretinde yaratmıştır. İnsanların maymun benzeri bir primattan (bkz. Primat) evrimleşmiş olması onlar için mümkün değildir. Yazar Francisco Ayala ise böyle bir dini gelenekten çıkarak evrimi insanlara anlatmaya çalışmasını gerçekten takdir ediyorum.
Kısa bir yazar açıklamasından sonra fikirlerimi sizinle paylaşabilirim.
Kitap zaten tam bir evrim kuramını tanımak ve giriş yapmak için aklında soru olanlara yönelik yazılmış bir kitap. Okuması çok rahat ve gerçekten sizi hiçbir şey bilmiyormuş gibi basitçe anlatıyor. İnsanların bir maymundan “gelmediğini”, insanların bugünkü maymun, şempanze gibi primatlarla ortak bir ataya sahip olduğunu ve bu atadan da yaklaşık olarak 2-4 milyon yıl önce ayrıldığını çok güzel örneklerle beş soruda açıklıyor. Ta ki son soruya kadar. Burada yazarın bir eski rahip olduğu yüzümüze çarpıyor ve orada anlıyoruz ki -ülkemizde de var böyleleri mesela Sinan Canan, Enis Doko, Caner Taslaman– dininden kopamamış ve bilim ile dini hayat süzgecinden geçirip filtreleyememiş. Bence burada evanjelist hristiyanlar daha dürüst geliyor bana, çünkü eğip bükmeden ne yazıyorsa inanıyorlar. Dünyanın yaşının 6-10 bin yıl olduğu saçmalığına da inanıyorlar ve bu yüzden ne kadar aptalca da olsa dürüstçe davranıyorlar. (bkz. Genç Dünya Yaratılışçılığı) Ayrıca meraklılarına insan evriminin fosil listesi.
Ayala’ya göre din, evrimi reddetmez, fakat kabul de etmez. Çünkü dinin bununla ilgili bir bagajı yoktur. – tabi burada birçok şey söylenebilir fakat konumuz din değil bilim- Kitaba gelirsek kitap, din ile bilimi bağdaştırarak bir orta yol bulma gibi tehlikeli bir çözüme gidiyor. Burada tabii ki ne denli haklı olduğu size kalmış.
Güzel kitap, okunabilir, temel güzel bilgiler ile donatılmış. Öneririm.
7.5/10
Kitabı satın almak için; Fol Kitap
İnsan beyninin evrimi ile alakalı; Beynin Evrimi ve Dinlerin Ortaya Çıkışı – Fuller TORREY



Harika bir inceleme, teşekkürler.
I needed to thank you for this wonderful read!! I certainly enjoyed every bit of it. I have you saved as a favorite to look at new things you post.